Delirten hastalık, trigeminal nevraljinin halk arasındaki adıdır. Yüzün bir yarısında saniyeler süren, elektrik çarpması gibi hissedilen ağrı ataklarıyla kendini gösterir. Bu yazı adın nereden geldiğini, hastalığın nasıl anlaşıldığını ve tedavi edilip edilemeyeceğini anlatır.
Kısa ve Net Cevap
Delirten hastalığın tedavisi vardır
Delirten hastalık ölümcül değildir, ancak tedavisiz bırakıldığında yaşam kalitesini ağır biçimde bozar. İlaç tedavisi çoğu hastada atakları azaltır. Damar basısı olan hastalarda ise mikrovasküler dekompresyon ameliyatı ağrıyı kaynağından çözer.
Bu yazıda kelimenin arkasındaki tıbbi tabloyu açıyoruz. Ayrıca hastaların en çok karıştırdığı diş ağrısı ayrımını tek tek ele alıyoruz.
Hastalığın tıbbi tanımını ve tiplerini trigeminal nevralji nedir sayfasında ayrıntılı anlattık.
“Delirten Hastalık” Adı Nereden Geliyor?
Tıp literatürü trigeminal nevralji ağrısını insanın yaşayabileceği en şiddetli ağrılar arasında sayar. Çünkü ağrı hiçbir uyarı vermeden gelir ve saniyeler içinde tüm yüzü kaplar.
Hastalar bu ağrıyı yüzlerine elektrik verilmesine benzetir. Ayrıca ataklar gün içinde onlarca kez tekrarlar.
Ne zaman geleceği bilinmeyen bir ağrı insanı sürekli tetikte tutar. Dolayısıyla hasta konuşmaktan, yemek yemekten ve yüzüne dokunmaktan kaçınmaya başlar.
Bu tablo halk arasında “delirten hastalık” adını doğurmuştur. Nitekim eski tıp kitaplarında da hastalık için benzer tanımlar yer alır.
“İntihar hastalığı” ifadesi hakkında
Bazı kaynaklar hastalığı bu adla da anar. Bu ifade geçmişte etkili tedavinin bulunmadığı dönemden kalmadır. Bugün hem ilaç hem cerrahi seçenekler mevcuttur ve doğru tedaviyle hastaların büyük çoğunluğu ağrısız yaşama döner.
Ağrınız sizi umutsuzluğa sürüklüyorsa bu duyguyu hekiminizle mutlaka konuşun. Çünkü ağrının kontrolü ruhsal tabloyu hızla değiştirir.
Ağrı Neden Bu Kadar Şiddetli?
Trigeminal sinir yüzün tüm duyusunu beyne taşıyan ana sinirdir. Ayrıca üç dalıyla alın, yanak ve çene bölgesini kaplar.
Sağlıklı bir sinir yalnızca gerçek bir uyaranla sinyal üretir. Buna karşın delirten hastalıkta sinir kendiliğinden ateşlenir.
Bu ateşlenme çoğu zaman sinirin beyin sapından çıktığı noktada olur. Çünkü orada bir damar sinire sürekli çarpar ve koruyucu kılıfını aşındırır.
Kılıfı zayıflayan sinir en küçük uyaranı bile şiddetli ağrı olarak iletir. Örneğin yüze değen rüzgar bile atak başlatır.
Nedenlerin tamamını nedenler sayfasında ayrıntılı anlattık.
Delirten Hastalığı Nasıl Tanırsınız?
Hastalığın en belirgin özelliği ağrının karakteridir. Ayrıca ağrının süresi ve tetikleyicileri tanıyı güçlendirir.
| Özellik | Delirten hastalıkta nasıl görülür |
|---|---|
| Ağrının niteliği | Elektrik çarpması, bıçak saplanması ya da şimşek gibi |
| Süresi | Birkaç saniye ile iki dakika arası |
| Yeri | Yüzün tek tarafı, çoğunlukla yanak ve alt çene |
| Tetikleyici | Çiğneme, konuşma, diş fırçalama, tıraş, rüzgar, soğuk |
| Ataklar arası | Çoğu hastada tam sessizlik, ağrı yok |
| Gece | Uykuda genellikle atak olmaz |
| Yüzde his | Klasik tipte uyuşma yoktur |
Ataklar arasındaki sessizlik hastayı yanıltır. Çünkü hasta ağrının geçtiğini düşünüp hekime gitmeyi erteler.
Belirtilerin tam listesini belirtiler sayfasında bulabilirsiniz.
Hangi Hareketler Atağı Başlatır?
Hastalar zamanla atak başlatan hareketleri öğrenir. Ayrıca bu hareketlerden kaçınmak günlük yaşamı belirgin biçimde daraltır.
- Yemek çiğnemek, özellikle sert yiyecekler
- Diş fırçalamak ve ağız çalkalamak
- Konuşmak ve gülmek
- Tıraş olmak ve makyaj yapmak
- Yüzü yıkamak, özellikle soğuk suyla
- Rüzgara ya da klima akımına maruz kalmak
- Yüzün belirli bir noktasına hafifçe dokunmak
Son madde hastalığa özgüdür. Nitekim yüzde birkaç milimetrelik bir alan vardır ve oraya dokunmak atağı kesin başlatır.
Hekimler bu alana tetik noktası der. Dolayısıyla muayenede bu noktayı bulmak tanıyı destekler.
Ağrı Ölçeğinde Nerede Durur?
Hekimler ağrıyı sıfırdan ona kadar bir ölçekle değerlendirir. Ayrıca hastalar delirten hastalık atağını neredeyse her zaman on olarak puanlar.
Bu puan doğum ağrısı ve böbrek taşı ağrısıyla aynı düzeydedir. Nitekim bazı hastalar atağı bu ikisinden daha şiddetli bulur.
Farkı yaratan şey ağrının ani gelmesidir. Çünkü hasta hazırlanamaz ve atak bittiğinde bir sonrakini beklemeye başlar.
Ağrı kısa sürdüğü için çevre ciddiye almaz. Dolayısıyla hasta hem ağrıyla hem anlaşılmamakla mücadele eder.
Delirten Hastalık Kaç Yıl Sürer?
Hastalık dalgalı bir seyir izler. Ayrıca bu dalgalanma hastadan hastaya çok değişir.
İlk ataklar genellikle birkaç hafta sürer. Ardından aylarca hatta yıllarca süren sessiz bir dönem gelir.
Sessiz dönem zamanla kısalır. Örneğin bir yıl süren aralık birkaç aya, sonra birkaç haftaya iner.
İlaç bu seyri yavaşlatır ama durdurmaz. Buna karşın damar basısını ortadan kaldıran ameliyat seyri kökten değiştirir.
| Dönem | Tipik görünüm |
|---|---|
| İlk yıl | Kısa atak dönemleri, uzun sessiz aralıklar |
| İkinci ve üçüncü yıl | Ataklar sıklaşır, ilaç dozu artar |
| Uzun dönem | Sessiz aralıklar kısalır, sürekli yanıcı ağrı eklenebilir |
| Ameliyat sonrası | Uygun hastada ataklar kesilir, ilaç kademeli azalır |
Kimleri Etkiler?
Delirten hastalık her yaş grubunu etkiler, ancak elli yaş sonrasında belirgin biçimde sıklaşır. Ayrıca kadınları erkeklere göre biraz daha sık etkiler.
Genç yaşta başlayan tabloda hekim ek nedenleri araştırır. Örneğin multipl skleroz genç hastalarda trigeminal nevraljiye yol açar.
Hastalık nadirdir. Yılda yaklaşık yüz binde dört ila beş yeni hasta ortaya çıkar.
Yüzün sağ tarafı sol tarafa göre biraz daha sık etkilenir. Ayrıca iki taraflı tablo çok nadirdir ve hekim bu durumda ek neden arar.
Nadir olması tanıyı geciktirir. Çünkü birçok hekim meslek hayatında bu hastalıkla çok az karşılaşır.
Hastalığın Tıptaki Adları
Tıp dilinde hastalığın adı trigeminal nevraljidir. Ayrıca eski kaynaklarda Fransızca kökenli tic douloureux ifadesi geçer.
Bu ifade “ağrılı tik” anlamına gelir. Çünkü atak sırasında hastanın yüzü istemsiz biçimde kasılır.
Hastalığı ilk kez on yedinci yüzyılda hekimler tanımladı. Nitekim o dönemde de hastalar ağrıyı yıldırım çarpmasına benzetiyordu.
Halk arasındaki “delirten hastalık” adı ise Türkçeye özgüdür. Dolayısıyla arama motorlarında bu ifadeyle arayan kişi aslında trigeminal nevraljiyi arar.
Delirten Hastalık ve Multipl Skleroz
Multipl skleroz sinir kılıfını hasarlayan bir hastalıktır. Ayrıca bu hasar trigeminal siniri de etkileyebilir.
Bu yüzden multipl skleroz hastalarının bir kısmında delirten hastalık tablosu görülür. Örneğin genç yaşta başlayan ve iki taraflı seyreden ağrı bu olasılığı akla getirir.
Tedavi yaklaşımı bu grupta farklıdır. Çünkü sorun damar basısı değil sinirin kendi kılıfındaki hasardır.
Böyle hastalarda hekim önce ilaç ve perkütan yöntemleri değerlendirir. Buna karşın damar basısı da eşlik ediyorsa cerrahi gündeme gelir.
Bu ayrımı yalnızca ince kesitli MR yapar. Dolayısıyla genç hastada görüntüleme atlanmamalıdır.
Diş Ağrısıyla Neden Karışır?
Delirten hastalığın en sık karıştığı tablo diş ağrısıdır. Çünkü hasta ağrıyı çoğu zaman üst ya da alt çenede hisseder.
Hasta ilk olarak diş hekimine gider. Ardından dolgu, kanal tedavisi ve hatta diş çekimi gündeme gelir.
Ancak ağrı diş kaynaklı değildir. Bu yüzden her müdahaleden sonra ağrı aynı şiddette geri döner.
| Özellik | Diş ağrısı | Delirten hastalık |
|---|---|---|
| Ağrının karakteri | Zonklayıcı, sürekli | Elektrik gibi, saniyeler süren |
| Sıcak ve soğuk | Dişe temas ağrıyı artırır | Yüze temas atağı başlatır |
| Gece ağrısı | Sık, hastayı uyandırır | Uykuda genellikle yoktur |
| Diş muayenesi | Çürük, kırık ya da iltihap vardır | Diş sağlamdır |
| Ağrı kesici | Kısmen rahatlatır | Hiç etki etmez |
| Diş tedavisi | Ağrıyı geçirir | Ağrı aynen sürer |
Sağlam dişte ağrı devam ediyorsa nöroloji ya da beyin cerrahisine başvurun. Böylece gereksiz diş kaybını önlersiniz.
Yüz ağrısına yol açan diğer hastalıkları ayırıcı tanı yazısında karşılaştırdık.
Delirten Hastalık ile Yüz Felci Aynı Şey mi?
Hayır, ikisi farklı sinirlerin hastalığıdır. Ayrıca belirtileri birbirine hiç benzemez.
Yüz felci yüz kaslarını hareket ettiren siniri etkiler. Dolayısıyla hasta gözünü kapatamaz ve ağzının kenarı düşer.
Delirten hastalık ise yüzün duyu sinirini etkiler. Böylece kaslar normal çalışır, buna karşın şiddetli ağrı atakları görülür.
| Özellik | Yüz felci | Delirten hastalık |
|---|---|---|
| Etkilenen sinir | Yedinci sinir, hareket siniri | Beşinci sinir, duyu siniri |
| Ana belirti | Yüzün bir yarısında güçsüzlük | Yüzün bir yarısında elektrik gibi ağrı |
| Ağrı | Hafif, kulak arkasında olabilir | Şiddetli, saniyeler süren ataklar |
| Yüz görünümü | Asimetri, göz kapanmaz | Normal, atak sırasında kasılma olabilir |
| Seyir | Çoğu hastada haftalar içinde düzelir | Dalgalı, tedavisiz kalıcı düzelme beklenmez |
İki hastalık nadiren aynı anda görülür. Nitekim ağrı ve güçsüzlük birlikteyse hekim ek nedenleri araştırır.
Muayeneye Nasıl Hazırlanmalısınız?
Tanı büyük ölçüde anlatımınıza dayanır. Bu yüzden muayeneye hazırlıklı gitmek süreci belirgin biçimde kısaltır.
- Ağrının başlangıç tarihini ve ilk atağı nasıl yaşadığınızı yazın
- Atak süresini ve gün içindeki atak sayısını not edin
- Hangi hareketlerin atağı başlattığını listeleyin
- Daha önce yapılan diş tedavilerini ve tarihlerini hazırlayın
- Kullandığınız tüm ilaçları ve dozlarını yazın
- Elinizde MR ya da rapor varsa yanınıza alın
İki haftalık bir ağrı günlüğü en değerli belgedir. Çünkü muayene sırasında hasta çoğu zaman ayrıntıları hatırlayamaz.
Sorularınızı da önceden yazın. Böylece görüşmeden eksik bilgiyle ayrılmazsınız.
Delirten Hastalık Neden Olur?
Hastaların büyük çoğunluğunda neden bir damar basısıdır. Ayrıca bu damar çoğunlukla beyincik atardamarının bir dalıdır.
Damar yaşla birlikte uzar ve kıvrımlanır. Böylece sinirin beyin sapından çıktığı hassas noktaya sürtünmeye başlar.
Daha nadir nedenler de vardır. Örneğin multipl skleroz sinir kılıfını kendi başına hasarlar.
- Damar basısı: en sık neden, hastaların büyük çoğunluğunda
- Multipl skleroz: özellikle genç hastalarda
- Tümör basısı: nadir, MR ile dışlanır
- Geçirilmiş yüz travması ya da cerrahi
- Nedeni bulunamayan grup: küçük bir azınlık
İnce kesitli beyin MR’ı bu nedenleri birbirinden ayırır. Dolayısıyla tanı sürecinde vazgeçilmez bir basamaktır.
Tanı Nasıl Konur?
Tanının temeli hastanın anlatımıdır. Çünkü ağrının karakteri hastalığa özgü bir imza taşır.
Hekim önce ağrının süresini, yerini ve tetikleyicilerini sorar. Ardından yüz duyusunu ve çiğneme kaslarını muayene eder.
İkinci basamak görüntülemedir. Nitekim ince kesitli MR damar basısını gösterir ve tümör gibi nedenleri dışlar.
Üçüncü basamak ilaç yanıtıdır. Örneğin karbamazepine hızlı yanıt alınması tanıyı güçlü biçimde destekler.
Hangi bölüme başvurmalı?
Tanı ve ilaç tedavisi için nöroloji ilk kapıdır. Cerrahi seçenekler gündeme geldiğinde ise Beyin ve Sinir Cerrahisi devreye girer. Ayrıntılı yol haritasını hangi bölüm bakar sayfasında anlattık.
Delirten Hastalık Tedavi Edilebilir mi?
Evet, hem ilaçla hem cerrahiyle tedavi mümkündür. Ayrıca hekim tedaviyi nedene ve hastanın genel sağlığına göre seçer.
| Yöntem | Nasıl çalışır | Kimde tercih edilir |
|---|---|---|
| Karbamazepin ve benzeri ilaçlar | Sinirin aşırı uyarılmasını baskılar | Yeni tanı alan hemen her hastada ilk basamak |
| Mikrovasküler dekompresyon | Damarı sinirden ayırır, siniri kesmez | MR’da damar basısı olan, ameliyata uygun hastada |
| Radyofrekans ve balon kompresyon | Siniri kısmen hasarlayarak iletimi azaltır | Genel anestezi alamayan hastada |
| Gamma Knife | Odaklanmış ışınla sinir kökünü hedefler | Cerrahi istemeyen ya da uygun olmayan hastada |
İlaç hastalığı ortadan kaldırmaz, yalnızca ağrıyı baskılar. Bu yüzden doz zamanla artar ve yan etkiler gündeme gelir.
Mikrovasküler dekompresyon ise kaynağı ortadan kaldırır. Böylece uygun hasta grubunda kalıcı ağrısızlık oranı yüksektir.
İlaçların ayrıntısını ilaç tedavisi sayfasında, ameliyatı ise mikrovasküler dekompresyon sayfasında anlattık.
Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Delirten hastalık kendiliğinden kalıcı olarak geçmez. Buna karşın hastalar aylar süren sessiz dönemler yaşar.
Sessiz dönemler hastayı yanıltır. Çünkü ataklar geri döndüğünde genellikle daha sık ve daha şiddetlidir.
Zamanla ağrının karakteri de değişir. Örneğin ataklar arasına sürekli bir yanma eklenir ve tablo atipik hale gelir.
Bu dönüşüm cerrahi başarıyı bir miktar düşürür. Dolayısıyla ilaç yetersiz kalmaya başladığında değerlendirmeyi ertelemeyin.
Hastalığın seyrini ve risklerini seyir ve riskler sayfasında ele aldık.
Ne Zaman Vakit Kaybetmeden Hekime Gitmeli?
Bazı bulgular beklemeye tahammül göstermez. Ayrıca bu bulgular tanının yeniden gözden geçirilmesini gerektirir.
- Ağrı yüzünden yemek yiyemiyor ve kilo kaybediyorsanız
- Yüzde uyuşma ya da güçsüzlük ağrıya eşlik ediyorsa
- Ağrı her iki tarafta birden görülüyorsa
- İşitme kaybı, denge bozukluğu ya da çift görme eklendiyse
- Kırk yaşından önce başladıysa
- İlaç dozu artmasına rağmen ataklar sıklaşıyorsa
Bu bulgular damar basısı dışında bir neden düşündürür. Nitekim hekim bu durumda görüntülemeyi öne alır.
Delirten Hastalıkla Günlük Yaşam
Tedavi sürerken küçük düzenlemeler atak sayısını azaltır. Ayrıca bu düzenlemeler ilaç dozunu düşük tutmaya yardım eder.
- Yiyecekleri ılık tüketin, çünkü çok sıcak ve çok soğuk atağı tetikler
- Yumuşak ve küçük lokmalar seçin, böylece çiğneme yükü azalır
- Dişlerinizi yumuşak fırçayla ve ılık suyla fırçalayın
- Rüzgarlı havada yüzünüzü atkıyla koruyun
- Klima ve vantilatör akımını doğrudan yüze almayın
- Ağrı günlüğü tutun, dolayısıyla kontrol muayenesi verimli geçer
- İlacı hekiminize danışmadan azaltmayın ya da bırakmayın
Bu önlemler hastalığı tedavi etmez. Yine de tedavi süresince yaşam kalitesini belirgin biçimde yükseltir.
Tetikleyicilerden kaçınmak ilaç dozunu da düşük tutar. Dolayısıyla yan etki yükü azalır ve tedaviye uyum kolaylaşır.
Beslenme ve tetikleyiciler hakkında ayrıntıyı beslenme yazısında bulabilirsiniz.
Ruhsal Yük Neden Ağırdır?
Ağrının kendisi kadar beklentisi de yıpratır. Çünkü hasta bir sonraki atağın ne zaman geleceğini bilemez.
Bu belirsizlik kaçınma davranışı doğurur. Örneğin hasta yemek davetlerini reddeder ve dışarı çıkmaktan uzaklaşır.
Ağrının görünmez olması yalnızlığı artırır. Nitekim çevre çoğu zaman tabloyu kavrayamaz.
Uyku düzeni bozulur ve yorgunluk ağrı eşiğini düşürür. Böylece kısır bir döngü oluşur.
Ne yardımcı olur?
Hastalar en çok doğru tanıyı almanın rahatlattığını söyler. Ayrıca sürecin adımlarını önceden bilmek belirsizliği azaltır. Ağrı kontrol altına alındığında ruhsal tablo da hızla düzelir, bu yüzden tedaviyi ertelemek iki yönlü zarar verir.
Tedavi Sonrası Hastalar Ne Anlatıyor?
Ameliyat olan hastaların anlatımları şaşırtıcı biçimde birbirine benzer. Ayrıca en çok geçen ifade “yıllar sonra ilk ağrısız yemek” olur.
Birçok hasta ağrının ilk saatlerde kesildiğini söyler. Böylece taburculuk öncesinde normal beslenmeye geçer.
İkinci sırada uyku gelir. Nitekim hastalar atak korkusu olmadan uyumanın rahatlığını anlatır.
Üçüncü sırada sosyal hayata dönüş yer alır. Örneğin konuşmaktan ve gülmekten çekinen hasta yeniden insan içine çıkar.
Bu anlatımlar kişisel deneyimdir ve her hastada aynı sonucu garanti etmez. Yine de ameliyat kararı aşamasındaki hastaya süreci gözüyle gösterir.
Hasta Yakınları İçin Notlar
Delirten hastalık yalnızca hastayı değil ailesini de zorlar. Ayrıca yakınlar çoğu zaman nasıl yardım edeceğini bilemez.
- Atak sırasında hastaya dokunmayın, çünkü temas yeni atak başlatır
- Yemekleri ılık ve yumuşak hazırlayın, böylece çiğneme kolaylaşır
- Rüzgar ve klima akımından koruyun
- Ağrı günlüğü tutmasına yardım edin, nitekim doz kararı bu veriyle verilir
- Muayeneye birlikte gidin ve soruları önceden yazın
- Kilo kaybını izleyin, çünkü bu bulgu gecikmeye tahammül olmadığını gösterir
Hastaların kendi anlatımlarını hasta deneyimleri sayfasında bir araya getirdik.
Sıkça Sorulan Sorular
Delirten hastalık ne demek?
Delirten hastalık, trigeminal nevraljinin halk arasındaki adıdır. Yüzün tek tarafında saniyeler süren, elektrik çarpması gibi hissedilen ağrı ataklarıyla seyreder. Ad, ağrının şiddetinden ve ne zaman geleceğinin bilinmemesinden doğmuştur.
Delirten hastalık öldürür mü?
Hayır, hastalık yaşamı tehdit etmez. Ancak tedavisiz kaldığında beslenmeyi, uykuyu ve ruhsal sağlığı ağır biçimde bozar. Bu yüzden erken tanı ve tedavi önemlidir.
Delirten hastalık nasıl anlaşılır?
Ağrı elektrik çarpması gibidir, saniyeler sürer ve yüzün tek tarafındadır. Ayrıca çiğneme, konuşma ve yüze dokunma gibi hareketler atağı başlatır. Ataklar arasında çoğu hastada hiç ağrı olmaz.
Delirten hastalık diş ağrısıyla nasıl ayrılır?
Diş ağrısı zonklayıcı ve süreklidir, gece hastayı uyandırır. Delirten hastalıkta ise ağrı saniyeler sürer ve uykuda genellikle görülmez. Ayrıca diş muayenesinde sorun bulunmaz ve ağrı kesici hiç etki etmez.
Delirten hastalık neden olur?
Hastaların büyük çoğunluğunda bir damar trigeminal sinire bası yapar. Daha nadir nedenler multipl skleroz ve tümör basısıdır. İnce kesitli beyin MR’ı bu nedenleri ayırt eder.
Delirten hastalık tedavi edilebilir mi?
Evet. İlk basamak karbamazepin gibi ilaçlardır. Damar basısı olan hastalarda mikrovasküler dekompresyon ameliyatı ağrıyı kaynağından çözer ve uygun hasta grubunda kalıcı sonuç verir.
Delirten hastalık kendiliğinden geçer mi?
Hastalar aylar süren sessiz dönemler yaşar, ancak hastalık kalıcı olarak kendiliğinden geçmez. Ataklar çoğu zaman daha sık ve daha şiddetli biçimde geri döner.
Delirten hastalık için hangi doktora gidilir?
Tanı ve ilaç tedavisi için nörolojiye başvurun. İlaç yetersiz kalırsa ya da MR’da damar basısı görülürse Beyin ve Sinir Cerrahisi cerrahi seçenekleri değerlendirir.
Uzman Değerlendirmesi için Randevu Alın
Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak ile görüşün.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi yerine geçmez. Belirtileriniz varsa bir hekime başvurun. İçeriği Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak hazırlamıştır.



